Bloguma nasıl ziyaretçi kazandırabilirim ?

Günümüzde çoğu blogun amacı para kazanmaktır. Peki para kazanmak için ne lazım ? Tabii ki de hit kazanmak. Düşündüğünüz gibi web sitenize trafik almak o  kadar kolay değildir. Web üzerinde milyonlarca blog var sizi önemli kılan nedir ? Neden insanlar rakip siteler yerine sizin sitenize gelsin ?

Hit kazanmanın püf noktalarını sizinle değineceğiz bu makalemizde.

Myspace hatırlıyor musun? Hiçbir şey web üzerinde kalıcıdır diyemeyiz. Myspace hala internette bir numaralı sosyal ağ olacağını düşünüyor musunuz? Muhtemelen değil. Yarın başka biri gelir ve Facebook ile Twitter adlı sosyal ağların da tahtına oturur. Demek ki nedir ? Sadece marka olmak yeterli değil. Düzgün hizmet verebilmekte ve kullanıcının ihtiyaçlarını karşılayabilmekte sıkıntı :).

Internetin sürekli gelişen bir ortam olduğunu anlamak gerekir. Bu gelecekte nerede olacağını tahmin etmek zor. En son trendleri ile güncel kalmak ve yeni taktikler / yöntemler deneyerek rakiplerinizi geçmelisiniz.

Aşağıdaki yöntemlerimiz işe yaramaz ise o siteyi çöpe atın gitsin :).

 

Ücretsiz eBook yazmak

Bir eBook bilgisayar veya diğer elektronik cihazlar okumaya kitap uzunluğunda dijital yayındır. Bilginiz dahilinde bir E-book yazarak kalıcı bir hit çalışması uygulayabilirsiniz. Yeni bir yöntem olarak görülüyor ama işe yarıyor emin olun. Hatta forumlarda insanlar bu tür konuların satışına başlamış bile :).

Epic İçerik oluşturma

İnsanların özgün ve kendi içinden gelerek yazmış olduklarını seviyorum. Sizde özgün ve mümkünse internet ortamında bulunmayan türden yazılar yayımlayın. Bu sayede özgün bir takipçi kitlesine ulaşırsınız.

Ücretsiz hediye ve Çekiliş

Kaliteli içeriğinizi oluşturdunuz ve geriye hit kazanmanın yollarını bulmak kaldı. İşte size muhteşem bir fikir: Çekiliş yapın ve hite doyun ! Blogunuzun açılışı için çekilişler yapın , birinci yılı için çekiliş yapın ve ödüller dağıtın. Ödülü ve çekilişi herkes sever.

Forumlarda takılın ve imzanıza sitenizi ekleyin

Forum sitelerinde takılarak bile hit kazanbilirsiniz :). Nasıl mı ? Çok kolay bir şekilde aslında. İnsanlara yardımcı olursanız insanlar sizin sitenizi merak eder ve girmek ister. Bu sayede +1 ziyaretçi kazandınız bile. Sıra bu ziyaretçiyi tutmakta. Eğer içeriğiniz her yerde bulunan içeriklerden farklı türde bir içerik ise artık ziyaretçiniz takipçiniz olmuştur hayırlı olsun :).

 

Bir şey’e başlamak ama bitirememek ?

Eveeet. Herkesin ortak bir sorununa daha merhaba. Özellikle bizim çağımızın son demlerinde gözüken bir hastalık gibi bir olay bu. İnsanlar bir olaya yada bir işe başlayıp onu bitiremiyor üzerine gidemiyor. Bu sıkıntılı bir süreç evet ama mükafatı almak istiyorsak elbetteki yapılacak olanları yapmak gerekiyor. Tabii yapılacak olanlar bazen ağır ve zorlu bir sürece tabi olabilir. Ama yine de bazen kendinize ufak tatiller vererek bunun üstesinden gelebilirsiniz. Verdiğiniz sözleri tutmak bazı zamanlar daha zor gelir. Bu zaman sanırım onlardan birisi.

Tükenmişlik sendromu mu yoksa yüksekten düşüş mü?

Bazen hayat çok zor. Sizin için benim için bizim için. Ne yazsak nasıl ifade etsek de bunu anlamlı kılsak diye düşünüyorsunuz değil mi ? bazen bende düşünüyorum aynı şeyi. Sabahları kalktığınızda lanet ederek mi kalkıyorsunuz yoksa kalkmak için can mı atıyorsunuz ? Aradığınız şey nedir ? Güven ? Sevgi ? Para?

Ne kadar çok soru sordum değil mi ? aslında bu soruları kendinize sık sık soruyorsunuz fakat sizde farkında değilsiniz. Her sabah uyandığınızda küfür ede ede kalkıyorsanız siz hayatınızı 9-5 arasında harcayan tek isteği emekli olayım rahat edeyim diyen bir kitleden olabilir misiniz? Sahi bu kötü bir şey mi ? Aslında değil biliyor musunuz. Ama Türkiye‘de maalesef böyle. Mesela bu Almanya’da yada başka bir ülkede olsa çok rahat olur. Çünkü orada yaşam bizim yaşamamıza göre çok daha üst seviyede. Her gün uyandığınızda zam haberleri ülkenin geçim sıkıntısı yüzlerimize vuruyor. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama eğer İstanbul’da yaşıyorsanız bir defa metrobüs kullanın ve insanların bir yüzüne bakın. Kaç insanın yüzü gülüyor ? Kaç insan gülerek size bakıyor ? Ha içinizden şöyle geçiriyor olabilirsiniz kardeşim adam işten çıkmış bir de üzerine beni mi güldürecek palyaço mu bu adam vs. diye düşünebilirsiniz. Bazen benim aklıma böyle şeyler geliyor. Ha o anlık artık ne düşünüyorsam bunu bilemiyorum ama bu kadar insan neden bu şekilde ki ? Yani ülkemin insanları bu kadar mutsuzken 9-5 olayına hatta mesai üzerine mesaiye takılı kalmış iken mecburiyetten neden bu haldeyiz diye soruyor musunuz kendinize hiç ?

Ben bazen bunu çok sorguluyorum. Sorgulamak iyi midir kötü müdür bilmiyorum ama geçiveriyor işte aklımdan. Başka ülkelerde insanlar asgari ücretle rahat rahat araba alırken ev alırken bizim bir ev almak için 40 yıl çalışmamız gerektiği beni üzüyor.

mutluluk

İnsanlar yaşam derdinde aslında. Tükenmişlik sendromu da burada başlıyor. İstemediği bir işe gidiyor çoğu insan. Neden ? Çünkü para lazım mecbur bu işleri yapmaya. O kadar fazla insan eziliyor ki Türkiye’de mobbing ile. Ama çıkamıyor işinden. Çünkü çıksa çocuğu var belki bir takside girmiş yapamıyor. Bu durumda bu insandan nasıl mutlu olmasını bekliyorsunuz ki ? Değil mi ? Mutluluk nedir ?

Mutluluk çok para mıdır ? Yoksa hiç oyuncağı olmayan bir çocuğa aldığımız o ufak oyuncak mıdır ? Gözlerine baktığımızda gördüğümüz insanlık mıdır ?

Hayallerine aşık olabilirsin ama, karşılık bulamıyorsan da vazgeçmeyi bilmelisin.

 

Herkesin var değil mi bir hayali? Peki bu hayaller için ne yaptın ? Evet evet sana soruyorum SEEN! Ne yaptın ? Eğer koca bir hiç ise neden şimdi böyle sızlanıyorsun ki ? Çok düşünüyorsun bazen tek yapman gereken yapmak istediğin o şeyi yapmak. Git ve seni mutlu eden şeyi yap. Borçları düşünme, hayatı düşünme ve başkalarını düşünme. Kendine müslüman ol biraz. Mutluluk her zaman gözünün önündedir görmeyi bilirsen eğer.

 

 

işte bitti. peki bunu değilde diğerini seçseydi hayatı çok mu farklı olurdu ? bunu herkes için soruyorum gerçekten farklı mı olur hayat ? +evet farklı olurdu ama sadece öyküsü. bunu yaşayacağına öbürünü yaşamış olurdu. -yani? +yani sonuç seçimlerde aynıdır. acı. her neyi seçersen seç seçemediğin hep üzüntü kaynağı olacaktır. aklın hep o seçemediğinde kalacaktır. o seçemediğini seçmiş olsaydı gene bana bu soruyu soracaktı. hayatta herşey %50 dir. aklınla davransan yüreğin, yüreğinin sesini dinlesen aklın sana  bu soruyu hep soracaktır. seçemediğin hep acı verecek. bu sabit. acı hep olacak. -bu kadar mı umutsuz yani ? güzel bi yanı yok mu bu seçimlerin? +olmaz olur mu var. acını seçmekte özgürsün…

Motivasyon düşüklüğü üzerine..

Bazen motivasyonunuz çok düşük olabiliyor. İster istemez bu motivasyonu yükseltmek gerekiyor. Özellikle de benim gibi yoğun çalışıyorsanız. Herkesin motivasyon kaynağı tabi ki de farklı olabiliyor. Bazılarının ailesi bazılarının çevresi veyahut bir şarkı bile motivasyon kaynağı olabiliyor. Benim için ise bir sürü motivasyon kaynağı var. Sanırım bu ikizler burcu olmamdan kaynaklanıyor. İkizler burcunu çoğu insan sevmiyor nedense :D. Yeni biriyle tanışırken biraz kolay oluyor ama benim için hemen en nefret edilen burç hangisi diyorum ıyyy ikizler misin yoksa diyorlar :D. Yav ne yaptı kardeşim ikizler size :D. Tabii her insan bir değil. Neyse konudan uzaklaşmadan devam edelim şu motivasyon şeysine.

İlk adım kendini keşfet

Sizi en iyi yine siz tanırsınız. Nelerden hoşlanırsınız neleri seversiniz bunları keşfedin ve bir kenara yazın. Mesela ben 101 oynamayı , Counter-Strike 1.6 oynamayı çok severim. Motivasyonum düştüğü zaman ilk iş kendimi bunlara atıyorum sanırım :D.

Sevdiğiniz kenarda duran hoş şarkılar

Mesela benim en çok sevdiğim ve dinlerken kendimi çok iyi hissettiğim örnek bir şarkım;

 

Dinlerken gözünüzü kapatın ve biraz hayal edin. Şu an belki zor bir andasınız. Hatta çıkmazda bile olabilirsiniz. Kafayı yemiş ve sona gelmiş. Ama gözünü kapattığında sen hayal ettiğin kişisin. Hayal ettiğin yerdesin. İşte bu olay seni bam başka bir yere götürüyor. Ben dünyaya gelmemizin bir amacı olduğuna inanıyorum humanist olarak. Eğer yaşıyorsanız ve şu anda bunu okuyorsanız belkide binlerce insanın hayatını değiştirmişsinizdir. Bunu para kazanmak olarak algılamayın. Yeni biriyle tanışmak ve hayatınıza değer kazandırmak olarakta görebilirsiniz.

Aile ve dostlar önemlidir

Her nerede olursanız olun , kiminle olursanız olun aile önemli bir parçadır. Biliyorum çünkü çok zor zamanlardan geçtiğimde ailem hep yanımdaydı. Ben eskiden genel muhasebeci olarak çalışıyor ve sabit bir maaş alıyordum. Yani şu kafadaydı ailem ve ben sabit işi olsun geliri alt seviye de olsa zamanla düzenli bir hayatın olur gibi. Ama ben bu hayatı istemiyordum. Bir gün ailemi karşıma aldım ve ben bu hayattan memnun değilim ben başarılı olduğum ve aynı zamanda mutlu olduğum işi yapmak istiyorum dedim. Tabii başta karşı çıktılar hatta babam bana bu senin hobin olsun demişti :D. Zamanla hobi olmaktan çıktı kendi işim haline geldi. Ne zaman canım sıkılsa annemi ararım ve nasılsın diye sorarım. Bunu büyüdükçe daha çok hissediyorsunuz. Ben aile konusunda biraz şanslıyım. Annem çok espritüel bir kadındır. Ne zaman arasam neşelendirir beni sağ olsun :D.

Sevdiğiniz işi yapın ki hiç iş yapmış olmayın

Bu aslında bir pazarlamacının söylemiş olduğu bir sözdü sanırsam. Bu ne kadar doğru bilemem ama ben işimde başarılı oldukça özgüven ve moral motivasyonum o derece katlanıyor. O nedenle her zaman motivasyonum üst derecede oluyor. Bazen işler ağır gelebiliyor tabii fazla zamanda alabiliyor ama sağ olsun arkadaşlarımla bir yerlere gittiğimiz zaman go kart gibi cafeler gibi yada yeni şehir turları gibi hem çok güzel vakit geçiriyorum hemde motivasyonum iyi derecede yükseliyor. Bazen de kişisel SEO eğitimi veyahut Dijital Pazarlama Eğitimi almak isteyenler oluyor. Haftalık şehir turları ve yeni şehirleri tanımak yeni insanlar eğitmek inanılmaz hoşuma gidiyor.

Diziler ve Filmler

Takip ettiğiniz güncel diziler ve filmleri izlemek sizi hem normal hayatınızdan uzaklaştıracaktır hemde motivasyon kaynağı olacaktır.

Benim tavsiyelerim;

Fi dizisi: Özellikle kadrosunda Ozan Güven’in olması ve rolüne cuk diye oturması istediğini elde etme arzusunun vücut bulmuş hali.

Hızlı ve öfkeli serisi : Özellikle izlemediyseniz bu seriye bir günde başlayıp bitirebilirsiniz. Çok sevdiğim bir seri özellikle Roman beni öldürüyor gülmekten :D.

Sıfır 1 : Adana’ya has güzel bir dizi. Dizi tamamen hayatın içerisinden alınmış gerçek hikayeyi yansıtan bir dizi.

Lucifer : Konusu şeytan cehennemdeki görevlerinden sıkıldığı için istifa eder. Dünyada kendine bir gece kulübü açıyor. Cinsel hayatı gereğinden fazla iyi alkol tüketimi normal bir insandan çok çok daha fazla. Hayatı böyle geçerken bir polise aşık olur ve hikaye burada başlar.

Söz : Ülkenin bilinmeyen kahramanlarının çektiği çile , aşk ve kurtarma hikayelerini anlatan söz dizisi insanların vatanları için ne fedakarlıklar yapabileceğini gösteriyor.

Görüşmek üzere esen kalın..

 

i liked life <3

hayatı beğenmek yada beğenmemek işte bütün mesele bundan ibaret. Hayatta herkes kendi yolunu çizer. Peki ya sen ? Sen kendi yolunu mu çiziyorsun yoksa başkalarının yolunu çizmesine izin mi veriyorsun ? işte bu çok önemli bir detay.  Bazen kendine izin verip hayatı akışına bırakman şart oluyor.  Bende öyle yapıyorum. Şuan da biramı yudumluyorum. Arkada da şuan da klüpte şarkısı çalıyor ahahaha :D.  Yanımda sevdiği insanlar da olunca değmeyin keyfinize ohh vallahi. Neyse nostra kafeden selamlar bye.

Kararsızlık ile karar verme arasındaki ufak nokta

Selamlar. Her zaman selamlar diyerek başlamayı nedense daha çok seviyorum. Bu aralar işler biraz yoğun gidiyor. Eskileri biraz özlüyorum nedense. Yani ne bileyim mahalle maçlarını eski kız arkadaşımı öptüğümü hatırladığım o güzel anı filan. Kendimi şu aralar en çok işe vermem gereken zaman aslında. Çok güzel ilerliyorum ve ev alma gibi bir hedefim var. Eğer bu hedefime ulaşırsam kendime güzel bir tatil vereceğim. Tabii öncesinde çook sıkı çalışmak gerek ve işe odaklanmak gerek. Bu yüzden 3-5 aylığına Anadolu tarafına gideceğim ve orada tuttuğum bir villa da çalışacağım. Fitness’a gideceğim ayrıca birde havuz ile düzenli beslenme olayına girmek istiyorum. Yani sabah kaçta yemek yiyeceğim belli olsun istiyorum. İstanbul’un havası bile kötü yav. İnsanı hasta eder vallahi. Tamam taşı toprağı altındır da ne bileyim havası o kadar kötü ki insanı da aynı şekilde çok egolu ve egolu olmaya zorluyor İstanbul. Birde altta sizler için İstanbul’u anlatan bir video eklemek istiyorum.

Hadi bunu geçtim ulaşım çok kötü abi. Yani arkadaşınla buluşmak istiyorsun vakit geçirmek istiyorsun tak kendine bir soruyorsun trafik 3 saat sürer en az zaten gittiğine değmiyor. Bir şeye karar versen bile o kararı uygulamak için kendi içinde binlerce sorgu döndürüyorsun sanki bir yazılım gibi. Bu bir yandan iyi bir şey olsa da bir yandan da kötü bir şey yani. Birde sık sık taksi kullanıyordum önceden. Şimdi ise Uber ve Careem kullanıyorum hem daha rahat hemde ne kadar yazar biliyorsun kaptanları çok ilgili bilgili. Sürekli size özel kod tanımlıyorlar daha hızlı ve güvenilir. Kesinlikle öneririm.

İyi seyirler keyifli okumalar eğer buraya kadar okuduysanız şayet :).

Motivasyon için gerekli olan tek şey sensin!

Selamlar. Bazen sabah kalktığınızda motivasyonunuzun çok kötü olduğunu hissettiğiniz anlar olur. Yataktan böyle hiç çıkmak istemezsiniz sürekli alarmı erteler durursunuz. Ama bir yandan bekleyen projeler, toplantılar teslim etmeniz gereken raporlar vardır. İşte bu zamanlarda mecburiyetten daha çok kalkma isteğiniz için kendinizi dürtmeniz gerekiyor. Yoksa bir yandan kalkmak istemiyorsunuz öteki yandansa mahçup olma duygusu her yanınızı sarıveriyor. Bu aslında belirsiz bir paradoks. Yani zaten paradokslar bilinir bir şey olmaz ama neyse. Bu yazımı burada bırakayım başka zaman devam edeceğim.

Şuan da fazla mesai yapıyorum ve güzel bir eğitim projesi için siteyi tamamlıyoruz. 13 Ağustosta inşallah güzel de bir eğitim vereceğiz. Yazı biraz kısa oldu sanırım ama yapacak bir şey yok. Benim en iyi motivasyon kaynağım güzel bir müzik ve bolca kahve. Ha bu arada dişlerimi daha sık fırçalamaya başladım ve güzel bir parfüm aldım. Birde usetaptap.com projesine dahil oldum. İnşallah güzel şeyler yaparız.

Haydi kalın sağlıcakla.

Merhaba dünya & Evren yada sen Orada ki!

Selamlaaar! bu benim bu blogtaki ilk blog yazım. Biraz Türkçe’yi katledebilirim. Çok  dikkat etmiyorum buna maalesef. Eskiden bu bloga başlamıştım ama yurt dışında dijital pazarlama işleriyle uğraştığım için maalesef şuan da bile müsait olamıyorum. Daha yeni bakabiliyorum :). İnşallah bu blogda güzel içerikler paylaşacağım. Şimdilik esen kalın.

See you..