Kararsızlık ile karar verme arasındaki ufak nokta

140-journos

Selamlar. Her zaman selamlar diyerek başlamayı nedense daha çok seviyorum. Bu aralar işler biraz yoğun gidiyor. Eskileri biraz özlüyorum nedense. Yani ne bileyim mahalle maçlarını eski kız arkadaşımı öptüğümü hatırladığım o güzel anı filan. Kendimi şu aralar en çok işe vermem gereken zaman aslında. Çok güzel ilerliyorum ve ev alma gibi bir hedefim var. Eğer bu hedefime ulaşırsam kendime güzel bir tatil vereceğim. Tabii öncesinde çook sıkı çalışmak gerek ve işe odaklanmak gerek. Bu yüzden 3-5 aylığına Anadolu tarafına gideceğim ve orada tuttuğum bir villa da çalışacağım. Fitness’a gideceğim ayrıca birde havuz ile düzenli beslenme olayına girmek istiyorum. Yani sabah kaçta yemek yiyeceğim belli olsun istiyorum. İstanbul’un havası bile kötü yav. İnsanı hasta eder vallahi. Tamam taşı toprağı altındır da ne bileyim havası o kadar kötü ki insanı da aynı şekilde çok egolu ve egolu olmaya zorluyor İstanbul. Birde altta sizler için İstanbul’u anlatan bir video eklemek istiyorum.

Hadi bunu geçtim ulaşım çok kötü abi. Yani arkadaşınla buluşmak istiyorsun vakit geçirmek istiyorsun tak kendine bir soruyorsun trafik 3 saat sürer en az zaten gittiğine değmiyor. Bir şeye karar versen bile o kararı uygulamak için kendi içinde binlerce sorgu döndürüyorsun sanki bir yazılım gibi. Bu bir yandan iyi bir şey olsa da bir yandan da kötü bir şey yani. Birde sık sık taksi kullanıyordum önceden. Şimdi ise Uber ve Careem kullanıyorum hem daha rahat hemde ne kadar yazar biliyorsun kaptanları çok ilgili bilgili. Sürekli size özel kod tanımlıyorlar daha hızlı ve güvenilir. Kesinlikle öneririm.

İyi seyirler keyifli okumalar eğer buraya kadar okuduysanız şayet :).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir